Bireyler gerek kalıtsal gerekse diğer hastalıklara bağlı olarak organlarında birtakım sıkıntılar yaşayabilirler. Bu sıkıntılar organın görevlerini yerine getirme konusundaki yetersizliği veya organın tamamen kullanılamaz olduğu durumlar olabilir. Vücuttaki herhangi bir organın görevlerini layıkıyla yerine getirmemesi, vücut içindeki dengenin bozulmasına yol açar. Bu dengenin bozulması bireyin yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiler. Fonksiyonlarını yeteri kadar yerine getiremeyen organlar için, gerek medikal gerekse farmakolojik olarak birçok tedavi yöntemi uygulanır. Bu tedavi sonucunda organ fonksiyonlarında herhangi bir gelişim gözlemlenmiyor ise başka tedavi yollarına başvurulur. Bu tedavi yöntemi kuşkusuz bertaraf edilen organın yerine, uygun bir donörden alınan organın naklidir. Organ nakli döngüsünün devamı, organ bağışı ile olmaktadır. Organ bağışı, pek çok hastanın hayat standartlarını yükseltirken pek çok hastanın da hayatını kurtaran bir işlemdir. 18 yaşından büyük bireylerin gönüllülük esasına dayanarak yürütülen bu durum, hayati önem taşımaktadır.
Ülkedeki tüm beyin ölümleri, Ulusal Organ Ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi tarafından takip edilir. Bu durumun sebebi, tıbben beyin ölümü gerçekleşen bireylerin doku ve organlarının bağışlanabilmesidir. Beyin ölümü gerçekleşen bireyin, öncelikli olarak birinci derece yakınlarının organ bağışı konusunda onayının alınması için, ilgili hastanedeki organ nakli koordinatörü hasta yakınları ile görüşme sağlar. Bu görüşme sonucunda aile, organ bağışı için onay verirse kadavranın organları, organ nakli bekleyen pek çok hastaya nakledilmek üzere alınır. Birey henüz hayattayken ölümünden sonra organlarının bağışlanmasına onay verdiyse koordinasyon merkezi ivedilikle organ nakli için harekete geçer.
10 Aralık 2025