Kolorektal Kanserde Farkındalık, Erken Tanı ve Düzenli Taramanın Önemi
Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektumdan gelişen, erken dönemde saptandığında büyük ölçüde önlenebilen ve tedavi başarısı belirgin biçimde artırılabilen önemli bir sağlık sorunudur. Günümüzde tarama yöntemleriniň yaygınlaşması, kanser öncüsü poliplerin zamanında saptanması ve erken evre hastalığın tanınması sayesinde kolorektal kansere bağlı kayıp oranlarının azaltılabileceği açık biçimde ortaya konmuştur.
Son yıllarda dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, kolorektal kanserin yalnızca ileri yaş grubunda değil, daha genç bireylerde de artış eğilimi göstermesidir. Özellikle 50 yaş altındaki erişkinlerde görülme sıklığındaki yükseliş, toplum farkındalığının artırılmasını ve tarama yaklaşımının yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılmıştır. Amerikan Kanser Derneği’nin güncel verileri, 50 yaş altındaki bireylerde kolorektal kanser insidansının son yıllarda artmaya devam ettiğini göstermektedir; bu nedenle uluslararası önerilerde ortalama riskli bireylerde taramaya 45 yaşında başlanması vurgulanmaktadır.
Kolorektal kanser çoğu zaman erken evrede belirgin yakınma vermeden ilerleyebilir. Bununla birlikte dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kansızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, şişkinlik ve halsizlik gibi bulgular mutlaka dikkate alınmalıdır. Ancak yalnızca belirti ortaya çıkmasını beklemek doğru değildir. Asıl hedef, hastalığı şikâyet vermeden önce yakalamak ve mümkünse kanser gelişmeden önlemektir. Bu nedenle düzenli tarama, korunmanın ve erken tanının en güçlü araçlarından biridir.
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak, kolorektal kanser farkındalığının artırılmasını ve bireylerin tarama konusunda bilinçlendirilmesini son derece önemsiyoruz. Özellikle son yıllarda genç yaş grubunda gözlenen artış nedeniyle, 45 yaşından itibaren tarama bilincinin kazanılmasını gerekli görüyor; uygun bireylerde ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda 5 yılda bir kolonoskopik kontrolün önemini vurguluyoruz. Aile öyküsü bulunan, inflamatuvar bağırsak hastalığı olan ya da genetik risk taşıyan bireylerde ise tarama planı daha erken yaşta ve kişiye özel olarak düzenlenmelidir. Ulusal tarama programında 50–70 yaş arasındaki bireyler için tarama hizmetleri tanımlanmış olmakla birlikte, bireysel risk değerlendirmesi her zaman temel belirleyici olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki kolorektal kanserde erken tanı hayat kurtarır. Düzenli tarama, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve zamanında hekim başvurusu sayesinde bu hastalıkla mücadelede çok daha güçlü sonuçlar elde etmek mümkündür. Toplumumuzun her bireyini farkındalık geliştirmeye, risk faktörlerini ciddiye almaya ve uygun yaşta tarama programlarına katılmaya davet ediyoruz.
Prof. Dr. Fevzi CENGİZ
Genel Cerrahi Kliniği
